www.erek.net

Yazarimiza yorum göndermek için  TIKLAYINIZ.

TURKCELL SUPER LIG 21. HAFTA DEGERLENDIRME.

Hafta içi kupa maçlarında Şampiyonluk adayları FB ve GS ı izledik. GS,çokta dezavantajlı kapatmadığı ilk maça rağmen Antalya karşısında
kupadan elenmekten kurtulamıyordu.Oysa GS maçın başlarında kendisine tur için yetecek 1-0 ı yakalamıştı.Ancak,skoru çoğaltamayınca
Antalya nın 3 atağından 2 sinde rakibe gol şansı vermiş ve yenilmekten kurtulamamıştı.Eski tüfek Necati attığı 2 golle hem intikam alan,
hemde Antalya yı tura taşıyan adam oluyordu.GS bu maçta santrforsuzluğuna rağmen 3 gol atmayı başarıyor,2 topuda direkten dönüyordu.
GS ın kadro eksikliği aynen geçen hafta Kayseri maçındaki gibi takımı zorluyor,ancak,Antalya nın Zeytouni,Tita,Djiheua,Jedinak,Fatih
eksikleri yanında hafif kalıyordu.GS, bu denli eksik Antalya ya pozisyon dahi vermemeliydi.


Diğer kupa maçında ise FB,yakaladığı 3-0lık ilk maç avantajı ile Bursa ya turist gibi gidiyor.Sakat ve cezalılar yanında,Alex,Emre ve Semih ide
kenarda oturtarak,tamamen defans oyuncularından kurulu bir takımla sahaya çıkıyordu.Eksiksiz Bursa,tüm riskleri alarak saldırıyor,defansındada
açıklar veriyordu.Nitekim bu pozisyonlarda 2 Gökhan maçın ilk dakikalarda bitmesine izin vermiyorlardı.Ancak,"ya herro,ya merro" diyen Bursa FB ye tüm hatlarıyla saldırıyor,FB nin top yapmaktan uzak defans oyuncuları 3 pas dahi yapamıyorlardı.Bursa bulduğu pozisyonları gole  çeviriyor,maçın 60.dakikalarında 3-0 ı yakalıyordu.F.Bahçe böylesine şokta iken Bursa,sağlam oyun planına dönüyor ve maça denge  geliyordu.Oysa,Bursa,rakibi kroke iken üstüne gitse skoru belkide 4-5 e taşıyabilecekken belkide yorgunluktan bunu yapamıyordu.Emre ve Alex FB orta sahasını birazda olsa toparlamasına rağmen,FB gol getirecek ataklar yapamıyordu.Her iki takımda maçı uzatmalara taşımaya niyetli iken, Alex bir hava topunu alıyor,dönen topa tekrar topukla müdahale ederek pozisyonu yaratan adam oluyordu.Yüzüp yüzüp
kuyruğa gelen Bursa ise elinden kaçırdığı maçı hakeme bağlıyordu.Oysa,Deniz in pozisyonu penaltı olmadığı gibi (aynı pozisyona penaltı
çalan Antalya-BJK maçı hakemi çok eleştirilmişti) topu elle çelen Turgay ve formadan çeken A.Tandoğan 2.sarı karttan kurtuluyordu.
Hakem gereksiz topa vuran Bilica nın 2.sarı kartınıda es geçiyordu.
 21.haftanın ilk maçında ise geçen haftanın flaşı BJK,iddiacılara saç baş yolduracak bir sürprize imza atıyordu.Geçen haftanın dirençli,
koşan,basan takımı BJK, 2-0 lık skorla G.Antep in elinden ucuz kurtuluyordu.Maçın ilk yarısı 4-5 farkla bitebilecekken Rüştü ve Julio Cesar
buna izin vermiyordu.BJK, %61-39 top ve 375-177 pas üstünlüğüne sahipken değil pozisyona ,kaleye dahi yaklaşamıyordu.
G.Antep ise sert futbol oynamıyor,Anadolu takımları gibi kapanmıyordu.Bu büyük takımların arayıp bulamayacağı bir futbol ortamı idi.
Ancak, 60.dakikada korner sayısının 8-0 antep lehine olması Antep in top çevirmediğini,verimli oynadığını kanıtlıyordu.
Maçın yıldızı F.Bahçenin 22 yaşında Antep e hediye ettiği Olcan dı.Elinde kiralama gibi bir opsiyon varken,belkide para almadan verilen
Olcan,F.Bahçe yönetiminin futbol cahili olduğunu bir kez daha kanıtlıyordu.G.Antep in Beto dışında tüm oyuncuları vasatın üstüne
çıkarken,BJK ta Rüştü yıldızlaşıyor,Ernst ve Üzülmez her zamanki gibi iyi mücadele ediyordu.Yusuf ise "bu takımda her zaman yerim olmalı"
der gibi,girdikten sonra pozisyonları zorluyordu.Gerçekten de Yusuf, BJK ın Alex i durumunda.Koşmasada,mücadele etmesede,top hakimiyeti
ile takımına pozisyonlar hazırlıyor.Oyuna girdiği kısa sürede,en az 6-7 kez rakip ceza sahasında karamboller yarattı.Üzülmez i 4 kez sıfıra
indirdi.
 Haftanın son maçında ise F.Bahçe,Manisa karşısında ligde en iyi futbolunu oynuyor,maça çok ve tek paslı başlıyor maçın başındada
öne geçiyordu.Manisa, sanki bir amatör takımmışcasına orta sahada top tutamıyor,oynayan FB yi seyretmekle yetiniyordu.
İlk yarıları genelde heba etmekle tanıdığımız FB, bu kez sanki ilk yarıda maçı bitirecek gibi görünsede yakaladığı pozisyonları değerlen-
diremiyordu.Ama her zaman olan oluyor,Manisa orta sahayı geçtiği ilk pozisyonda beraberliğe ulaşıyordu.Yetmez,Volkan ın ıskaladığı
pozisyonda, Gökhan yetişmese öne bile geçecekti.2. yarıda bundan pek farklı değildi ama,futbolun adaleti FB tarafında değildi.
Yine,son dakikalarda Isaac şapkadan bir kez daha tavşan çıkarıyor,bu kere top aksi yöndeki direk dibine gidiyordu.
Ama, bu sezon FB nin kaderi olsa gerek yine son saniyede puanı kurtarıyordu.Bu maçta FB de Gökhan Gönül ve Semih kendilerinden
bekleneni veremezken,Özer de çok top eziyordu.Cristian ve Topuz ise geldiklerinden bu yana en pozitif futbollarını oynadılar.
Sonuç olarak ,FB puan cetvelinin son 4 takımı ile oynadığı maçlarda altın değerinde 4 puan kaybediyordu.
 
Hüseyin EFE



Hafta,şampiyonluk adaylarının kayba uğramadığı,sürprizi olmayan bir görüntüde geçti.

Cuma maçında BJK, son haftalardaki ve kupa maçlarındaki kötü oyunlarından arınmış bir görüntü çizdiyse de,istek ve direnç dışında
oyuna tamamen hakim olamıyor,pozisyon üretmekte güçlük çekiyordu.Antalya nında,pozisyon kısırlığı yaşadığı maçta, oyun orta saha
mücadelesinde beraberliğe gebe bir görüntüdeyken,hakem bu sessizliği bozan kararı veriyordu.Yan hakemin etkilediği karar bence yanlıştı.
Hava topu mücadelesinde İ.Toraman ın kafa vuruşu yakın mesafeden Batak ın eline çarpıyordu.Bundan sonra da Antalya açılıyor,kendisi
birkaç pozisyon bulurken,BJK ada net pozisyonlar veriyordu.BJK ta,Defansta Toraman ve Sivok,Orta sahada ise Ernst ve Fink her zamanki
gibi iyi oynarken,Tabata da göze hoş geliyordu.Antalya da ise Necati çok çalışıyor ancak girdiği kafa pozisyonlarında şanssızlığı yenemiyordu.

Cumartesi Maçında 2. yarının flaş takımı T.Spor , D.Bakır karşısında parlıyordu.Birçok pozisyondan sadece ikisini değerlendiren TS da,
Engin,Alanzinho,Colman ve Selçuk orta sahada iyi oynuyorlardı.Sivas ve D.Bakır karşısında seyrettiğimiz TS,eğer rakiplerin güçsüzlüğü
nedeni ile değilse 2.yarıda çok can yakacak gibi görünüyor.

Geçen hafta,ilk 11 inden sarı kart cezalısı Emre,Lugano,Santos ve Cristian ile sakat Guiza yı kaybeden ve ne yapacağı merak edilen F.Bahçe
Sivas karşısında sezonun en iyi futbolunu oynuyordu.İlk 15 dakikadan sonra oyun üstünlüğünü alan FB,ilk yarı 4 gollü üstünlük sağlayabilecekken
Vederson un bariz hatası ile beraberliğe düşüyordu.Ama,F.Bahçe bugün iyiydi ve maçı alacağı belli oluyordu.Nitekim 2.yarı attığı 4 golle
farka giden takım oluyordu.Sahanın en iyileri,gariptir ki,müzmin yedekler,Semih,Uğur ve Selçuk tu.Bu futbolcular oynadıkları oyunla Daum a adeta
meydan okuyorlardı.Bence Daum da haksızlık yapmamalı ve zayıf halkalar Vederson,Cristian ve Guiza nın formalarını geri almalı.
F.Bahçe nin bu maçta hemen tüm futbolcuları iyi oynarken Vederson kötü oynuyor,Bilica da tüm kazmalığına rağmen riskli hareketler yapıyordu.
Deniz in 2 haftadır geriden gol pası vermesi dikkat çekiciydi.Selçuk ise en az 7-8 kere 40 m.lik kontra paslar atarak takımını ileri itiyordu.
İşte,Cristian da gördüğüm ve sürekli üzerinde durduğum eksiklik bu.Sezon başından bu yana 25 maçtan fazla 90 dakika
oynayan bir futbolcunun Süleymanu nun yediği hatalı golü dışında aktif alanda hareketi yok.Kendi yarı alanında 3-5 m lik paslarla idare ediyor. 
Sivas ise yaptığı tüm transferlere rağmen çok silik bir futbol oynuyordu.Maç boyu F.Bahçe nin üzerine 1,5 kez gitmesi anlaşılır gibi değil.
Bunlardan birinde de,aynen geçen hafta olduğu gibi atılan uzun hava topu uzaklaştırılamayınca gol geldi.Bu gol topu bile hazırlanmış bir pozisyon değil 
şişirme bir top sonucuydu.
Sonuç olarak FB ; Antalya,Denizli ve Sivas maçlarında iyi oynadı.Gerçek gücünü ise Perşembe günü Bursa kupa maçında göreceğiz.
Haftanın son maçında ise yaptığı flaş transferlerle dikkat çeken G.Saray,galibiyetsiz Denizli karşısında soğuk terler döküyordu.
Çok kolay kazanacağını düşündüğümüz GS,maçın 19.dakikasında bücür oyuncusu Arda nın nefis kafa vuruşu ile öne geçiyor,ancak,bu andan
sonra adeta Denizli nin oyununu seyretmeye başlıyordu.Denizli 20-65. dakikalar arasında maçın mutlak hakimiydi.Orta sahada Elano ve Emre ye
rahatlıkla üstünlük kuruyorlar,Sarp tek başına ayakta durmaya çalışıyordu.Başta Braga olmak üzere Engin,Erkan ve Berberoviç ceza sahası
civarında cirit atıyor,Angelov onlara ayak uyduramıyordu.Nitekim golü de buldular ama,son paslarda seçici olamadıklarından kısa sürede
golüde kalelerinde gördüler.Yedikleri bu golden sonrada teslim bayrağını çektiler.Burada eleştireceğim kişi,Hakan Kutlu;1-1 ken GS ın üzerine
geleceğini düşünüp Youla yı oyuna alabilse maçı lehine çevirecek atakları yapabilirdi.GS ın yeni transferlerinde Jo yu ve Santos u beğendim.
Jo hava toplarına hakim olduğu gibi yerdende çok faul alabilen bir futbolcu.Santos ise oynadığı kısa sürede sürati ve ayağına hakimiyeti ile
göze hoş geliyor.Ancak,Rijkaard Sarp,Topal,Ayhan üçlüsünden en az ikisini oynatmadığı zaman orta sahayı kaybedeceğini bilmeli.
Sonuç olarak,bu yıl şampiyon adaylarının birbirleri ile yapacakları maçlar puan savaşı olmaya aday.Şampiyonlukta bu maçlardan sonra
belirlenecek.
 
Hüseyin EFE


 

Ligin 2.yarısı hava muhalefeti ile başladı,çamur deryası ve karla kaplı zeminlerde futbol adına yorum yapmak gerçekten güç.
Sezonun startı olan maçta, Lig lideri FB,galibiyeti olmayan Lig sonuncusu Denizli ile karşılaşıyor,ama,beklenen futbolu ile oyuna başlıyordu.
İlk yarı nisbeten daha iyi bir zeminde al gülüm ver gülüm paslaşmalarla oynanıyor,FB ligin en zayıfı karşısında pozisyon bulmakta zorlanıyordu.
Belki cezalı Alex bu sahaya uygun değildi ama,Gökhan Gönül ün eksikliği derinden hissediliyordu.İlk 45 dakika Guiza nın kaleci ile karşı karşıya
kaldığı ve kafa şutundan kaçırdığı pozisyonlar ile sona eriyordu.İkinci yarı saha giderek ağırlaşmasına rağmen FB nin mücadele gücü artmıştı.
Solda Santos,ortada Emre ve Semih skoru takımlarının lehine çevirmek için su birikintileri ve Denizli defansı ile kıyasıya mücadele ediyor,
ama karşılarında top sektirmeyen bir kaleci ile karşılaşıyorlardı.77.dakikaya kadar önemli bir baskı kuran FB,bir serbest atışta Özden in hatası
ile golü buluyordu.Golden sonra atak yapmayı akıl eden Denizli oyuna yeni giren,yeni futbolcusu Youla ile gol yapıyor,golde Lugano ve Bilica
nın zincirleme hataları kayıtlara geçiyordu.Ama FB,bu yıl ikinci kez,geçen hafta Antalya maçında olduğu gibi maça asılıyor ve çevirmeyi
başarıyordu.Maçla ilgili söylenecek en önemli şey,FB li futbolcuların belkide alınan disiplin kararlarının sonucu olarak vurdumduymazlığı
üzerlerinden atmış olmalarıydı.Maçtaki ısrarlı direnişleri beraberinde 5 sarı kart getiriyor,kazanılan 3 puan yanında 4 futbolcu cezalı duruma
düşüyordu.Bu kartlarda Emre nin ki hakem kaynaklı iken,Lugano,Cristian ve Santos un sarıları ise zeka kaynaklı idi.Arkası dönük,çizgi üzerindeki
rakibe yapılan gereksiz faulle kart almak ,akıllara başka sorular getiriyor;"Acaba bu futbolcular Sivas soğuğunu yemekmi istemiyorlardı." 
Sonuç olarak sezonun ilk yarısına oranla kadrosunda kayıplara uğrayan FB,mücadele gücü ve kazanma direnci ni arttırmış gibi görünüyordu.
 Şampiyonluk yarışının güçlü adaylarından G.Saray ise karlı zeminde G.Antep karşısında galibiyeti bulabilmek için 74 dakika bekliyordu.
Yine ağır sahada ilk yarı pozisyonsuz geçiyor,34.dakikada Ahmet Arı nın kırmızı kart görmesi ile Antep 10 kişi kalıyordu.Bu dakikadan
sonra Arda,Elano,Caner ve Sarp oyuna hakim oluyor ve GS baskı kuruyordu.Buna karşın G.Antepliler belkide kar görmemiş Brezilyalı futbolcu-
larının çokluğundan topu kontrol edemiyor,top süremiyor ve sürekli topa zamanlama hataları ile müdahale ediyorlardı.Oysa bu zemin
sulak ve balçık sahaya göre futbol oynamaya daha müsaitti.En azından top sürprizler yaparak olmadık bir yerde takılıp kalmıyordu.
G.Saraylı futbolcular iyi top çevirdiler ve sakin oynadılar.Bu arada kazandıkları haklı bir penaltıyı da Nonda kullanamadı.Bu penaltıyı
hazırlayan Caner bence GS ın ikinci yarıdaki en önemli transferi.Şu anda milli takımın sol kanat oyuncusu olarak görülüyor.
Elano geldiği günden bu yana en olumlu futbolunu oynamasına rağmen Rijkaard ın çengeline takılıyor,Arda da klasik olarak son 10 dakikayı
göremiyordu,Rijkaard bu konuda yaptığı hatayı devam ettiriyordu.Topu son dakikalarda oyunda tutacak adam Arda iken,onu saha
kenarına almak bence büyük hata.Nitekim son dakika içinde Antep kazandığı 3 kornerden birini gole çevirebilir ve GS seyircisi hüsran
yaşayabilirdi.Maçın en ilginç yanı bu kadar ağır sahada,uzun süre bozulamayan beraberliğe rağmen sarı kart çıkmamasıydı.Ahmet Arı nın
gördüğü sarı ve Kırmızı kartı da(en azından hazırlanışı bakımından) hakem ürünüydü.Oysa FB-Denizli maçında beşerden,on sarı kart
çıkıyordu.GS ın yaptığı sükseli transferler hakkında bu maçta yorum yapmanın fazla doğru olmayacağı gibi ,Baros ve Kewell ın eksiğinin
ustaca kapatıldığı söylenebilir.En azından GS,Dos Santos ile devam edeceğini duyduğumuz transferleri ile taraftarlarına büyük moral
vermiştir.
 Özetle,Şampiyonluğun 2 güçlü adayı sahasında puan kaybetmeyerek rekabetin üst seviyede geçeceğini işaret ediyordu.
 
Hüseyin EFE

 

 

 

2009-2010 sezonu ilk yarısı günahı ve sevabı ile sona erdi.Şampiyoluk adaylarıda birer puan ara ile sıralandılar.Uzun süre kriz yaşayan
FB ve GS devre arasına üst sıralarda girmeyi başardı.
Haftanın ilk maçında BJK,ligdeki hasmı Bursaspor a kaybetmekten kurtulamadı.Aslında maç,hiçte oynanmaya müsait olmayan bir zeminde
başlamıştı.Topun sulara saplanıp,futbolcuların,topla ve rakiple değil,su ve çamurla mücadele ettikleri bu saha şartlarında oyuna başlamak
ciddi bir hakem hatası idi.Bu nedenle futbolcuları suçlamak,iyi ve kötü oyuncuları ayırmak haksızlık olur.Ama,Bursalı gençleri de ayrıca
tebrik ve takdir etmek gerekir.Bursa öne geçtiği ilk yarıda,skoru koruyamayıp geriye düştüğü halde,oyunu bırakmayarak maçın sonlarında
tekrar öne geçmeyi başardı.Aslında yedikleri iki golün hakem tarafından rakibe hediye edilmesi morallerini bozabilirdi,ama buna rağmen
yılmadılar.Sağda Volkan,solda Ozan başarılı idiler.İleri üçlünün bence en kötüsü 10 milyonluk Sercan dı.Bence Sercan 2 ,Volkan 3,Ozan
ise 4 milyonluk futbolcu.Ama Sercan ın yıldızı nedense daha fazla parlatıldı.BJK ise defansının belkemiği Ferrari şanssız bir şekilde sakatlan-
dıktan sonra Bursa ya teslim oluyordu.Bu da Ferrari nin defanstaki önemini vurguluyordu.Sonuç olarak,Bu saha şartlarında futbolu sorgulamak
gerçekten hata olur.Ama şunu vurgulamalıyım ki,Bursa,şampiyonluk iddiası taşıyan diğer Anadolu takımı Kayseri den daha iyi takım.

Cumartesi maçında ise G.Saray,kaybeden rakiplerini izlemiş ve galibiyet halinde devreyi lider bitirme şansı ile maça çıkmıştı.Buna rağmen
sahada o isteyen,basan, G.Saray dan eser yoktu.Maç uzun süre temposuz bir orta saha mücadelesi şeklinde geçti.Sonucu etkileyen
ise G.Birliği santrforu Kahe idi.G.Saray lılar %100 lük birçok pozisyonu cömertçe harcayan Kahe ye ne kadar Kahve ısmarlasalar azdır.
Ama GS.ustaları Keita-Kewell ortak yapımı gol ile galibiyete ulaşan taraf oldu.
G.Saray Sabri ve Baros un eksikliğini derinden hissediyor.Baros gol yollarında etkili iken,Sabri GS ın ateşleyicisi ve arkadaşlarını hırsı ile
motive eden bir oyuncu.Ayrıca yılların tecrübesi Emre Aşık dururken,stoper de Hakan Balta yı kullanmak önemli bir Rijkaard hatası.

İlk yarının son maçında ise F.Bahçe,zor, ama son yılların kolay deplasmanı Trabzon karşısında liderlik mücadelesine çıkıyordu.
İdeale yakın kadro ile sahaya çıkan iki taraf maça oldukça tempolu başlıyor,ancak Trabzon pozisyon bulamazken,F.Bahçe USTA golcüsü
Guiza ile gol pozisyonlarını cömertçe harcıyordu.İlk yarıda yan hakemin yanlış bir kararla ofsayt olarak değerlendirdiği Trabzon atağı mutlak
bir gol pozisyonu olarak hafızalarımızda kalıyordu.İknci yarı ise TS,maça şampiyonluk yarışına ortak olma amacı ile daha hırslı ve hızlı başlıyor, 
Bu arada en önemli pozisyonunu Colman ile yakalıyordu.F.Bahçe ise ilk kez yarı sahayı geçtiği pozisyonda Alex in nefis kafa pası ve
Guiza ile öne geçmeyi başardı.Bu dakikadan sonra Trabzon uzun toplarla FB üzerine giderken,FB de kontrataklarda pozisyon bulan
taraf oluyordu.Şenol Güneş in Trabzon un en iyisi Gabriç i ve yaratıcı futbolcusu Colman ı sahadan alması F.Bahçe yi rahatlatıyordu.
Maçta Trabzon un iyileri Serkan ve Gabriç iken,FB de ise Gökhan,Lugano,Bilica ve Alex göze batan isimlerdi.Emre ise yılın en kötü
futbolunu oynuyordu.

Sezonun 2. yarısı yukarıdaki 5 takımın şampiyonluk mücadelesi şeklinde geçecek,ancak ,sadece 4 kez İstanbul dışına çıkacak olan
FB diğerlerine göre daha avantajlı görünüyor.Ama,bu kadrosu bunu sağlamak için yetersiz.Mutlak bir santrfor,iki kanat adamı ve
yedek kaleci transfer edilmeli.G.Saray da ise 1 stoper ve Nonda yı kullanmayan Rijkaard için 1 santrfor ihtiyacı görülüyor.
Buna karşın BJK ın her hattında alternatif futbolcular mevcut.Bu futbolcularda birbirine yakın futbolcular,bu nedenle transfer ihtiyacı
yok.Tek sorunları Holosko ve Delgado geldiğinde gidecek futbolcu kim olacak kararını vermek.
Kayseri ve Bursa da bütçeleri elverdiğince kadrolarına takviye yapacaklardır.
 
Hüseyin EFE

TURKCELL SUPER LIG 16. HAFTA DEGERLENDIRME.
Dakika 23. GS ın kaleye attığı şut (0),İsabet (0).G.Saray ,Böylesine bir vurdum duymazlıkla başladı maça .Kaleye ilk şutunu Arda ile 23.dakikada attığında,durum 2-0 Antalyaspor lehine idi.Bu kez GS,puan kaybettiği birçok maçın aksine maçın ilk dakikalarında geriye düşmüş, bu skorun altından kalkabilme fırsatını bulmuştu.Benim en çok merak ettiğim pozisyon buydu ve GS ın önünde daha 70 dak.vardı. G.Saray da bu dakikaları daha kaliteli ayakları ile birbirinden güzel 3 gol atarak değerlendirmeyi bilen taraf oldu.Özellikle,her zaman halı sahada oynar gibi rahat oynayan Kewell başta olmak üzere,defansların durdurmakta çok zorlandığı Keita ile Arda skora baş kaldıran ayaklar oldu. Antalyaspor ise 2-0 lık avantajı geriye yaslanarak dezavantaja dönüştürmeyi beceren taraf oldu.Ancak,yinede şansı yaver gitse direkten dönen 3 topu ile puan veya puanlar alabilirlerdi.Özellikle,durum 2-1 iken Necati nin direkte patlayan kafası durumu 3-1 e taşıyacak ve GS için dönüş çok zor olacaktı.Bu maçta,bir paragrafta Rijkaard a açmak istiyorum; Daha önce son dakikalarda kaybettiği puanlardan ders almamışa benziyor ve dalga geçercesine 75.dakikada Keita yı,85.te Arda yı oyundan alarak,Antalya yı gole davet ediyordu.Nitekim 90+ larda yine direkten dönen topla bunu sağlayacaktı.Sen durumu 4-2 ye getir ondan sonra ne varyete yapacaksan yap.Her halde Türkiye ligi Rijkaard a hafif geliyor. Sonuç olarak,GS,takır takır oynamadığı,ama bu defa bulduğu pozisyonları gole çevirerek soğuk terler döktüğü bir maçı çevirmesini bildi. Bu kez,goller her zaman bahsettiğim şans golleri değildi.

C.tesi maçında ise F.Bahçe,ezeli rakibi GS a nazire yapıyor,seyircisiz maçta A.Gücü karşısında soğuk terler döküyor ve aynı skoru yakalıyordu. 3 maç üst üste kaybetme rekorunu egale eden FB,maça bunun bilinci ile daha mücadeleci,daha koşan ve isteyen taraf olarak başlamasına rağmen,Guiza nın kaçırdıkları ile rahatlayacağı maçı zora sokuyordu.Alex in golüne,A.Gücü geldiği 2 pozisyonda karşılık veriyor ve dönme alışkanlığı olmayan FB yi zora sokuyordu.Ama,bu yıl bir kez daha rekor kırmak istemeyen ayaklar,koşuyor ve gol bulmak istiyorlardı.Nitekim 62 de sihirbaz Alex ile skoru eşitliyordu.Kalan 30 dakikada FB den pozisyonlar ve goller beklenirken,A.Gücü biri direkten dönen 2 pozisyonla eşitliği bozacakken şansı yaver gitmiyordu.Bu yıl oynadığı birçok maçta galibiyeti son dakikalara sığdıran FB,gol özürlüsü Guiza ile 87. dakikada galibiyeti yakalalıyordu.90+2 de A.Gücü nün bir kafa şutunu Özer çizgi/çizgi içinden çıkarıyor.Ama gol olarak değerlendirilmeyen bu pozisyon kafalarda soru işareti bırakıyordu.F.Bahçelilerin vicdanını rahatlatan ise A.Gücü nün 2.golünden önce Bilica ya yapılan faulün verilmeyişi idi. Bu maçta akılda kalanlar,A.Gücü ne geldiği her pozisyonda geçit veren FB nin dökülen defansı,Alex in isteyen oyunu,Özer in kendini birazda olsa ispat edişi oldu.F.Bahçe varını yoğunu ortaya koyduğu,olmazsa olmaz maçında bu denli zorlaniyorsa durumu kritik demektir. Bunun nedeni,bence FB nin kadro eksikliği.FB lilerin aldıkları para dışında,A.Güçlülerle fark yaratan oyuncu eksikliği net bir şekilde görülüyor. Ayağa oynamakla çok pas yapmakla maç kazanılmıyor.Orta saha ve forvet oyuncuları mutlaka yetenekli,adam eksilten oyuncular olmalı. F.Bahçe de tek adam eksilten futbolcu,garip ama Gökhan.Sadece bu çocuk sağdan adam eksilterek gidebiliyor.FB de Arda,Keita gibi adam eksiltebilen oyuncu maalesef yok.Bu konuda Emre nin yokluğuda hissediliyor.Bunun nedeni, FB nin kanat oyuncuları nın devşirme oluşu. Carlos,Santos,Vederson,Uğur,Gökhan defans,Kazım,Deivid,Topuz,Özer santrfor veya santrfor arkası orijinli futbolcular.  Bu nedenle F.Bahçe ye devre arasında mutlaka 2 gerçek kanat ve 1 santrfor gerekli.Oysa,FB de  solbek ve orta saha enflasyonu diz boyu.

Pazar maçında ise BJK,büyükler içinde en iyisi olmasına rağmen puan kaybeden taraf oldu.Maçın daha hemen başında bile BJK sanki 89.dakikada oynuyormuş gibi hızlı ve gevelemeden oynuyor.Stoperler al gülüm,ver gülüm yapmadıkları gibi,adı sadece ön libero olan Ernst ve Fink in nerede oynadıklarını anlamak mümkün değil.Fink i aynı dakika içinde rakip sağ köşe gönderinde orta yaparken gördüğümüz gibi,kendi sol köşe gönderinde (ters kanatta)topa basarken izledik.Her ikiside bir kendi,birde rakip ceza yayı üzerinde fink attı. Sahada kötü olan yok gibiydi.Bobo nun attığı gol gerçek santrfor golüydü.Sadece iyi futbolcu olduğunu bildiğimiz Nihat,diğerlerinden daha geri,Guizavari vuruşlar yapan görüntüdeydi.Böylesine kilitlenen maçta Denizli nin Yusuf tan faydalanamaması ilginçti. Buna karşın,Manisa da 70.dakikaya kadar pres yapan,mücadele eden bir yapıdaydı.İkinci yarı başlarında buldukları pozisyonları değerlendirebilseler maçı bile kazanabilirlerdi.  Haftayı özetleyecek olursak,en oturmuş,en hazır,en alternatifli kadro BJK ta görülüyor ve diğerlerinin aksine takviyeye hiç ihtiyacı yok.  

Hüseyin EFE
Yazarimiza yorum göndermek için  TIKLAYINIZ.

TURKCELL SUPER LIG 14. HAFTA DEGERLENDIRME.
Kurban Bayramı,şampiyon adaylarının (FB-GS) Kurbanlık koç gibi havlu attıkları hafta oldu. Cuma maçında,Bursaspor,GS karşısında maça öyle hızlı başladı ki,daha ilk dakikada "bu maça talibim" diyordu.İlk yarıda direkte patlayan 2 top GS ın şansıydı.Kısa boylu pigmelerle Japon milli takımını andıran Bursa,öylesine her topa basıyordu ki,GS lı futbolcular başlarını kaldırıp birbirlerini göremiyorlardı.Zaten santrforsuz sahaya çıkmaları gol atmaya niyetleri olmadığınıda vurguluyordu. İlk yarıda 2 adam kaçırmasına rağmen Sabri tek başına direniyor,Yanlış yerde oynayan Arda bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Geçmiş yıllarda solda asistler yapan,goller atan Hakan Balta sezon başından bu yana olduğu gibi ataklara hiç katkı veremiyordu. Bursa da ise Ömer Erdoğan,Zapo ikilisi geride,Krita ortada,Volkan sağda,Sercan solda iyi oynuyordu. GS seyircisinin günah keçisi Ayhan,ön liberoların ileriye en iyi oynayanı olmasına rağmen kenarda bekliyordu. Maçın son 15 dakikasında GS ancak uyanabiliyor,şişirme toplarla Bursa kalesine gidiyor,ancak,İvankov kalesinde güven veriyordu. Maçın özeti Bursa çok koşuyor,çok mücadele ediyor,GS buna ayak uyduramıyordu. Ancak,GS taraftarının kabusu 24 saat sürecekti.

Kendilerine Rakip gördükleri FB (ki aldanıyorlar) pazar günü öyle bir futbol oynadı ki, yüreklerine soğuk sular serpildi.FB için bu maç için yazılacak tek şey,oturup kalkıp 8 lik olmadıklarına şükretmeleridir. Sahada,başta Volkan olmak üzere yarım yıldız alabilecek bir futbolcu dahi yoktu.Ben,yarım asırlık futbolseverlik hayatımda,şampiyonluğa oynayan bir takımın,ligde kalma mücadelesi veren bir takım karşısında bu denli ezildiğini hatırlamıyorum.Maçın son 5 dakikası hariç, tüm anlarında oyuna hakim,her atakları gol pozisyonu olan bir K.Paşa karşısında en temel hareketleri yapmaktan aciz bir FB vardı. (Ne Aydın,ne Samsun hezimetleri buna benzemezdi.O maçlarda takım bir gol yer bunu çıkarmak için tüm hatları ile yüklenir ve rakip kontrataklarla farka giderdi.Bu maçta K.Paşa kontratak falan yapmadı resmen eze eze yendi.) Takımın sağ koridoru tek başına Gökhan a teslim edilmiş,sol açık ise alakasız bir şekilde Topuz un olmuştu.Orta saha top yapmak- tan aciz Selçuk,Cristian ikilisine zimmetlenmişti.Daha öncede yazdığım gibi bu takımın TEK futbolcusu Emre olmayınca daha fazlasını  beklemek iyimserlik olacaktı. Ama perşembenin gelişi çarşambadan değil,pazartesiden belliydi.11 i belirlenmiş (ezberlenmiş) bir takımın yedekleri,kulübeye/trübünlere mahkum edilirse Semih,Selçuk,Deivid,Topuz,Özer,Uğur,Deniz den kurtarıcılık beklemek hayal olacaktır. Ayyuka çıkmış disiplinsizliğin ödüllendirildiği bir takımdan nasıl başarı beklenebilir.Carlos,Guiza gitmek için yeri göğü inletiyor,Guiza, BJK maçında yedek soyunmuyor,takımı terkediyor,Kazım tavırlarıyla bas bas bağırıyor,Cristian omuz,Bilica yumruk atıyor ama bunlar 11 in değişmez adamları.Siz yedek olsanız hazırlanırmısınız? Devre arası gibi, 15 gün maçınız yok,siz futbolculara izin veriyor,Dubai ye tatile gönderiyorsunuz.Bu arada 2 hazırlık maçı yapılamaz mı? Yeni 11 ler denenemez mi? Bırakın yukarda saydıklarımı,bu takımda,Furkan, Abdurrahman bile denenmeliydi....Daha 4 sarı kart sınırında 5 futbolcu var ve onlar ceza aldığında bu takım dahada eksilecek.Hoş bundan daha fazla eksilemez ya.Garibim Emre bu oyuncuların rezaletine tahammül edemediği için isyan ediyor,baş kaldırıyor, çete, Emre yi şikayet ederek uyarılmasını istiyor.Emre nin sahada olmadığı 120 dakikada kalede 6 gol.... FB nin düzelmesi için devre arası 2 takviye gereğinden bahsediyordum ama,maalesef 2 takviye de bu işi kotarmaya yetmeyecek. GS dada FB kadar olmasada,aynı başıbozukluk söz konusu.Maçlardan önce kamp yapılıp yapılmaması futbolculara soruluyor,onlarda kamp yapılmaması kararı alıyor.Rijkaard efendi çok önemli bir maç öncesi karısı doğum yapacağı için takımı terkedip gidiyor. 22 yaşındaki bir çocuğa kaptanlık veriliyor.O çocuk her fırsatta soluğu İtalya da alıyor.Bir keresinde Thermo geçitten geçmeyerek havaalanında güvenlikle kapışıyor.Bir keresinde Grip olup geliyor,FB maçında gereksiz olay çıkararak takımın motivasyonunu bozuyor, ama yönetim hep arkasında.Gökhan son 2 maçta, maç bittikten sonra hakemin hatırını soruyor,allahtan anlayışlı hakemlere rastlıyorda sarı kartlarla yırtıyor.Kalecinin nerede ise gol yemediği maç yok,ama Daum adaletsizliği buradada işliyor.Her maç kalede.

İşte bu denli disiplinsizliklerin kol gezdiği 2 takımımızdan sonra daha planlı,daha organize,daha disiplinli BJK,12 puan farktan gelip ilk yarının liderliğine talip oluyordu.Sen Manchester zaferinde kalmayıp,takımı direkt Kayseri ye götürür maçın havasına sokarsan beklenen galibiyetide alırsın.Geçen yılda Ankara nın suni çimine alışmak için takımı 3 gün önceden götürmüş ve Ankara deplasmanlarından 3 er puanla dönmüşlerdi.Bunu FB de uygulamak mümkün değil.Brezilyalı çetesi karılarının koynundan çıkıp 3 gün önce deplasmana gidemez. Gelelim BJK ın futboluna.Tipik bir İtalyan takımı gibi oynuyor.Arkada sağlam.Gol yemesi çok güç bir takım.Nasıl olsa 1 gol sıkıştırıyor. Maçın sonlarında da risk alan rakibi karşısında pozisyonlar buluyor.22 kişilik kadrosunda istediğiniz 5 futbolcuyu seçin ve oynamasın. (Bu seçim aynı mevkiden değil ,aynı mevkiden maksimum 2 futbolcu oynatmayın)BJK yine bildiği futbolunu oynar. Oysa,FB ve GS da bu 5 futbolcuyu eksiltirseniz her şey sona erer.Özetle BJK ın birbirine yakın vasat futbolculardan oluşmuş disiplinli koşan bir kadrosu var.Kötü oyuncu bulmak çok güç.Onlarda çalışmalarının karşılığını alıyor. Bu yıl,Bursa ve Kayseri ile birlikte 5 takımlı bir şampiyoluk mücadelesi izleyeceğiz.Bu mücadelenin belirleyicisi ise takımların devre arası yapacağı takviyeler olacak.Buna en çok ihtiyacı olanda FB.  

İyi Bayramlar

Hüseyin EFE  


TURKCELL SUPER LIG 13. HAFTA DEGERLENDIRME.

Lig, verilen 1 haftalık aradan sonra tekrar başladı.Ancak,ekstra 1 hafta tatil yapan FB,bu tatil rehavetinden kurtulamamıştı.Derby e "mutlak galibiyet" parolası ile başlayan BJK,ilk 10 dk. bu arzusuna kavuşacak gibi göründü.Ancak,ilerleyen dakikalarda seyirci şokunu atlatan FB, oyuna ortak olmayı bildi.Hatta,topa hakim olan takım BJK gibi görünsede pozisyonları bulan takım FB oluyordu.Bu sırada BJK disiplin içinde top yapıyor,sadece Serdar ın dönerek vuruşunda pozisyon bulabiliyordu.Ferrari nin Kazım a kontrolsüz hareketi tartışma götürürken,Üzülmez in Gökhan a çelmesi tartışmasız penaltı idi. yine Carlos un 2 şutu,Alex in karşı karşıya Rüştü ye geri pası ve direkte patlayan serbest vuruşu FB adına akılda kalan pozisyonlardı. İlk yarı bitiminde oyun olarak BJK,pozisyon olarak FB önde görünüyordu. İkinci yarı denge içersinde başlamış,karşılıklı ataklarla takımlar pozisyon arıyordu ki,Emre nin sakatlığı ile konsantrasyonu dağılan FB,bir daha toparlanamıyordu.Önce Fink in bazukası,ardından Bobo nun şapkadan tavşan çıkarışı maçı FB adına bitiriyordu.FB,artık abondone olmuş,farkı azaltacak onurlarını kurtaracak tek hareket yapmaktan bile aciz duruma düşüyor,BJK, sahada top değil,at koşturuyordu. Bu kroke durum,Kayseri maçının son bölümlerini hatırlatıyordu.Gösteriyor ki, FB, ya maçların 2. yarısını oynayamıyor,ya da yediği golün altından kalkacak başkaldırıyı gösteremiyor.Zira,yarışmacı bir lig takımından ziyade,gösteri yapan bir sirk takımı gibi oynuyorlar.Büyük bir hava ile sahaya çıkıyorlar,ilk yarıda gol/goller bulabilirlerse devam ediyor,gol yediklerinde ise show bitiyor,dükkan kapanıyor. 2-0 mağlup takım,sanki galipmişcesine geride al gülüm ver gülüm yapıyor.Adeta,maç bitse de gitsek havası yaşıyorlar.Çünkü bu takımın 11 i ve yedekleri kendinden emin.Hepsinin yeri garanti.Ya 11,yada kulübe.Semih,futbolu unutmuş,ayağına top geldiğinde ben futbolcuyum diyen Özer, ne yapacağını bilmiyor.Özetle,tek futbolcusu Emre yide kaybeden FB,kalan 4 maçı için kötü sinyaller veriyor. Maçın galibi,BJK ise her zamanki gibi defansını sağlam tutuyor,nasıl olsa 1 gol sıkıştırırım havası ile oynuyor.Defansta Ferrari,Sivok,ortada Fink,Ernst istikrarlı bir şekilde sağlam oynuyor.Üzülmez ise enerji deposu.BJK ın 18 kişilik kadrosu her an hazır.İsmail de sakat olmasa oynar,Yusuf çıkar, Tello girer,yoksa Uğur mu oynamalı,Sağ bek İ.Kaş mı olmalı?Bobo mu,Nobre mi ?İşte Denizli nin istikrarsız denen kadrosu.Hepsi göreve hazır. Kimsenin yeri garanti değil.Ama, kimse de küskün değil,hiçbiri futbolu unutmamış.Bir takımın kadrosu 18-20 kişidir.Bu kadro içinde 11 i bulursunuz. Yedek yoktur.Hocanın o maçtaki tercihleri vardır.FB de ise Özer,Selçuk,Deniz,Deivid,Semih müzmin yedektir.Satsanız hiçbir lig takımının almayacağı,Cristian bu takımın Baronudur.Geldiğinden beri 2 dakika bile kenara alınmamış,her maç 90 dakika oynamıştır.(En iyi maçını bu maçın ilk yarısında oynadı,20. maçta ilk kez ileri gitti ve rakibine topu çarptırarak korner kazandırdı,bu nedenle yoruldu ve 2.yarı sahada yoktu)  Maçta BJK adına iyiler; Üzülmez,Ernst,Fink,Ekrem,Ferrari ve Sivok. FB de ise Gökhan dı.

Pazar maçında ise GS,yine puan kaybetmiş FB maçı ardından, liderliği arzulayarak sahaya çıkıyor.Keita,Arda,Baros gibi aslarından yoksun olmasına rağmen,hiç eksik yokmuş gibi futbolunu oynuyor.Fazla pozisyon üretemesede yine bir defans ıskası ile golü bularak rahatlıyordu. İlk yarının tek pozisyonu Topal ın ceza sahası dışından vurduğu sert şut ve kaleci İlker in aynı güzellikte kurtarışı idi. İkinci yarı Manisa çok cesur oyuna çıkarak GS ceza sahası civarında cirit atıyor,ancak,son paslarda tercihleri doğru yapamıyorlardı. Buna karşın GS,ilk yarı aksine Kewell ve Nonda ile pozisyonlar buluyordu.Dakikalar 82 yi gösterdiğinde ise kornerden gelen topu bu kez Nonda ıskalayarak Simpson a bir ikramda bulunuyordu.Son dakikalar ise Keita nın gayretleri ve Manisa kontratakları ile sona eriyordu. Maçın iyileri Sabri,Kewell,kısa oynamasına rağmen Keita idi.Manisa da ise Mehmet Nas ben büyük takım oyuncusuyum diyordu. M.Bakkal 90 dak.boyunca Yaser e tahammül ederken Isaac i ve Manisanın yıldızı Sezer i yanında oturtuyordu.Sanırım bu, Arda ve Keita yı yanında oturtan Rijkaard a nazire yapmak içindi. Velhasıl,Süper lig biraz daha hizaya geliyor,BJK,Bursa ve Kayseri bir adım daha lidere yaklaşıyor,Trabzon ise Yarıştan iyice kopuyordu.  

Hüseyin EFE

 

 

TURKCELL SUPER LIG 12. HAFTA DEGERLENDIRME.

12.hafta şampiyonluk adaylarının kayıpsız geçtiği bir hafta oldu ve 3 büyük ligin zirvesine sıralandılar. BJK,Trabzon deplasmanında maç boyu kendi yarı alanında oynadığı oyunu 2-0 gibi net bir skorla kazanmayı bildi. Trabzon öylesine istekliydi ki,girdiği bir çok pozisyonu biraz beceriksizlik,biraz kaleci Hakan ın becerisi ile kaybetti. Maç,adeta Umut-Hakan düellosu şeklinde geçti.Umut beğendiğim bir santrfor,ama,son vuruşları genelde kalecinin 1 m.sağına ve soluna vuruyor.Ancak,Wolksburg forvetleri bunu yapmıyor.Adamlar,topu adeta iğne deliğinden geçiriyorlar. Her şeye rağmen,BJK 90 dak.defansa yaslandığı bir maçta gol yemiyorsa,bu BJK ın defansının kalitesini de gösterir. C.Tesi maçında,BJK da; Hakan maçın yıldızı iken,Ernst,Yusuf,Ferrari,Sivok,Toraman iyi oynadılar.Genç İsmail ise gümbür gümbür geliyor.Trabzon da ise,oyuna sonradan giren Engin ve Alanzinho çok iyi,Song ve Umut iyi idi. Sylva 25 m.den gelen plase vuruşu hamlesizlik ve yanlış yer tutarak içeri alan adam oldu.Ernst in çok güzel vuruşunu iyi bir kaleci çıkarabilirdi.Maçın özeti,"iyi oynamak kazanmaya yetmiyor".

Pazar maçında ise GS,yine iyi değildi ama,karşısında yürüme güçlüğü çeken bir D.Bakır vardı.D.Bakır, maçın başında öne geçmesine rağmen,fiziksel gücü berbat denecek seviyedeydi.O ligin başındaki,Tazemeta,Mendoza ikilisinden eser yoktu. 63.dak.da GS 10 kişi kalmasına rağmen baskı kuramadılar.GS,8 kişi kalsa bile bu maçı kazanacak güçleri yoktu. Bunun nedeni,D.Bakır ın liglerin başlamasına birkaç gün kala kurulması ve hazırlık kampı yapamamaları. Ligin başında iyi bir çıkış yaptılar ve giderek düşüyorlar. Rijkaard,GS da doğruyu bularak artık orta sahada 3 lü oynuyor.Bu da daha az pozisyon verirken,daha az hücum gücü getiriyor.GS ın iyileri,Ayhan,Sabri,Arda,Kewell ve Servet olurken,D.Bakır da sadece Şener bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Şener in ilk yarı Barış a yaptığı hareket te penaltı olmalıydı. GS ın bulduğu 2. golde D.Bakırlı futbolcunun ayağını kayması ve kalecinin yanlış yer tutuşu Arda için şanstı.

Sonuç olarak,ligimizde maalesef çok kötü futbol oynanıyor.3 büyüklerin son haftaları kötü futbola sahne oluyor. Anadolu takımları zaman zaman parlıyor.İngiltere liginden sonra Türkiye ye dönmek işkence gibi. U17 şampiyonasında izlediğim gençler de hiç ümit vermiyor.Çeyrek final maçında 20.dak.da öne geçiyorlar.İlk yarı top oynayacak güçleri var.Ancak,2.yarı iki pas dahi yapacak enerjileri kalmıyor.Yaslandıkça yaslanıyorlar.89 da Kolombia hak ettiği golü buluyor ve penaltılarla eleniyorlar.Tipik bir Türk futbolu.............  


Hüseyin EFE

TuRKCELL SUPER LIG 11. HAFTA DEGERLENDIRME.
2009-2010 sezonunun daha 1/3 ü bitti ve bu lig çok su götürür,Bunu birkaç hafta önce söylemiş ve BJK dahil şampiyonluğa birkaç takımın ortak olduğunu söylemiştim.  Bu hafta da FB nin 2 puan kaybetmesi (aslında altın değerinde 1 puan kazandı) puan cetvelini yine hizaya getirdi. BJK , A.Gücü karşısında yine iyi olmayan bir futbolla 3 puan almayı bildi.Gol kısırlığı içindeki BJK yine tek golle yetindi.10 maçta attığı gol sayısı henüz 8. Aslında mücadeleye bakıldığında, ortada saygı duyulacak bir mücadele söz konusu.Özellikle Ernst,Ferrari,Sivok gibi futbolcular defansif alanda hiç açık vermiyorlar.Ancak,forvet bloğu gol yollarında çok kısır.Atılan gol de,Elyasa nın kafasına çarparak kaleciyi kontrpiyede bırakan bir şans golüydü.BJK da saydığım 3 futbolcu dışında iyi ve devamlılığı olan futbolcu yok.Sadece mücadele var. Ankaragücü, 40 kişilik geniş kadrosuyla bugün puan cetvelindeki yerine razı olmamalı.Çok daha yukarılarda olması gerekir. Pazar gününün ilk maçındaki GS ise Sivas karşısında rüzgar gibi bir başlangıç yapmasına rağmen,15 dakika da durdu ve maçı rölantiye aldı. Sivas öylesine değişime uğramışki,bu yapısıyla Ankaraspor ve Denizli ye arkadaş olur.Geçen yıl havuzdan en büyük geliri alarak ,takımı değiştiren Sivas,Kaleci dışında tamamen yerli oyuncularla sahaya çıkarak transfer politikasındaki yanlışları kanıtlar bir görüntüdeydi. GS,sanırım antrenman maçlarında böylesine rahat çalışmıyordur.Leo Franco ya 94 dakika boyunca tek top dahi gelmedi.(geri paslar dışında) Sivas,iyi top oynamadığı gibi konsantrasyondan da uzak bir takım.Taç atışı dahi kullanamıyorlar.Kalecisi bomboş olduğu bir pozisyonda,hiçbir baskı altında olmadığı halde topu 15 saniye elinde tutabiliyor.Bu maçta GS ın iyi futbolcularını saymak abes olacak ama, M.Sarp,Arda,Barış,Sabri en iyilerdi. Haftanın son maçında FB,son 20 dakikada fark yiyeceği maçta barabere kalarak 1 puanı almayı başardı. Zaten,ilk yarıda öne geçen FB nin 2 yi bulamaması halinde gol yiyeceği kesindi.Maç boyunca sadece tek şutu olan FB li futbolcuların utanç duyması gerekir.Bu tek şut ta gol olan değil,Topuz un direkte patlayan şutuydu.Gol ,Cristian ın 36 km.hızla savurduğu bir toptan geldi. Geçen hafta GS ı yensede bu FB den hiçbir cacık olmaz.Daum bu maçta yine hatalarla doluydu.GS maçında zorunluluklarla bulduğu doğruyu bu hafta bozmasını aklın alamayacağı gibi,Guiza gibi özürlü,komik bir adamı 90 dakika sahada tutması anlaşılamaz. Bu maçta Alex sakatsa, yerine Özer oynar ve geçen haftaki kadro korunurdu.Ama Daum,inanılmaz ama Guiza yı geçen haftaki maçın yıldızlarından biri olarak gösterdi.Şuna kesinlikle inanıyorum ki,Guiza,Santos ve Carlos un sözleşmelerinde "her maç oynamalı" maddesi var.  Özer in geçen yıl ayak tarak kemiği kırıldı.Servet de belki aynı,belkide bir kaç hafta sonra aynı sakatlığı yaşadı.Servet milli maçlar ve avrupa dahil bu yıl 20 maç oynarken, Özer kenarda.Baros 2 ay sonra sahalara döner ama Özer hala oynayamaz.İddia ediyorum,Daum Özer i Aykut un adamı olduğu için oynatmıyor.FB ye gelince,Emre dışında çalışan,yırtınan tek futbolcu yok.Ben,Özer,Selçuk,Uğur un yerinde olsam antrenmana dahi çıkmam. Takımda bu kadar rezil adamlar her maç oynayacak ben seyirci gibi kenarda oturacağım.Böyle şey olmaz. Bu denli rezil,fark olması gereken bir maçta allahtan hakem penaltı yarattı da Kayseri hak ettiği 3 puanın 1 ini alabildi. Eğer DAUM takımda Cristian ve Guiza yı oynatmaya devam eder,İyileşen Deivid ve Özer e takımda yer açmazsa FB ilk yarıyı 3-5 puan geride kapatır.   Hüseyin EFE

10.hafta yazıma Cuma ,C.tesi maçlarından önce Derby ile başlayacağım.

F.Bahçe ezeli rakibi ile Saraçoğlu galibiyetler serisini 10. yıla taşıdı ve rakibi ile puan farkını 5 e çıkardı.
Daum ,Aşağıda hafta arasında yazdığım kadroya benzer bir kadro ile çıkıp sağ ve sol kanatlarını sağlam tutunca,Keita ve Arda yı kilitleyerek
zor maçı kolaylaştırdı.
Buna karşın Rijkaard yapabileceği en büyük hatayı yaparak Elano ile oyuna başladı.Daum un bir sürprizide sakatlıktan
çıkmış ve hazırlıksız olan Semih ve Guiza yerine Kazım ı santrforda oynatmasıydı.Kazım da oynadığı futbolla önu mahçup etmediği gibi,Servet ve
Gökhan ı fazlasıyla hırpaladı.Mücadelelerinin çoğuda hücum faul değildi.İşte ,F.Bahçe ye bu tipte ,vuruş tekniğide iyi olan bir santrfor gerekli.
G.Saray güzel top çevirmesine,topa belkide daha fazla sahip olmasına rağmen F.Bahçe topa 2-3 kişi ile basıyor,G.Saray ın ceza sahasına girmesine izin vermiyordu.Maçı daha çok isteyen F.Bahçe kontrataklarda ve G.Saray a çıkarken yaptıkları presle pozisyonlar buluyordu.
İlk yarı,ofsayt tan gelen gol dışında,bana göre gol olan Vederson un çizgiden çevirdiği pozisyonu dışında,Lugano nun direkteki kafası,
Alex in Franco tarafından çıkarılan şutu vardı.2.yarı ise Kazım ın 2,Santos un 1 şutu ile Guiza dan başkasınının kaçıramayacağı kafa şutu vardı.
G.Saray ın ise ilk yarı Sabri nin ortasına Nonda nın ofsayt pozisyonunda vuramadığı kafa ve Aydın ın şutu dışında pozisyonu yoktu.
G.Saray ın bu maçtaki önemli şanssızlıklarından biride Baros un ilk dakikada sakatlanmasıydı.
Rijkaard ve Daum un değişiklikleri ise yanlıştı.Rijkaard her an sonucu değiştirebilecek bir hareket beklenen Arda yı,Daum ise 10 kişi kalmış
GS a karşı Alex i çıkarmamalıydı.(Alex çıkmak istemiş)
Maçın iyileri ; GS IN en iyisi Ayhan dı insan üstü bir mücadele vererek orta sahaYI tek başına tutmaya çalıştı.
FB de ise Kazım,Alex,Gökhan,Carlos,Topuz,Vederson  iyi olan diğer arkadaşlarına oranla sivrildiler.(Emre kötü olmamasına rağmen bu maçta kare asa
giremedi.)
Maçın Kötüleri;GS da Franco başta olmak üzere,Gökhan,Servet,Elano ve diğerleri kötüydü.
FB de ise kötü futbolcu yoktu.(Cristian ın yine aklımda kalan tek pozisyonu maç öncesi Arda ya attığı omuz)
Maçın hakemi ise penaltı sonrası Franco ya göstermediği kırmızı ,Kazım a çaldığı haksız fauller dışında hata yapmadı.FB nin ilk golünde ve bir kaç
ofsayt pozisyonu ile FB nin sayılmayan gollerinde hatalar yan hakemlerindi.
Maç sırası ve öncesinde taraftarların sahaya attığı maddeler inanılır gibi değildi.Takımı 2-0 önde iken sahaya madde atan taraftar FB li olamaz.
Bu beyinsiz kişiler FB nin K.Paşa maçını seyircisiz oynamasına sebep olacaktır.
Sonuç olarak,GS güçlü kadrosuna rağmen,gol pozisyonu bulmakta çok zorlanıyor.Farklı kazandığı maçlarda dahi ya rakip kaleci,yada rakip
defans oyuncularının bariz hataları ile gol buluyor.(D.Bükreş ,Panathinaikos vs maçlarındaki gibi)Buna karşın defansında büyük açıklar veriyor.
(Son 3 lig maçında 3 er den 9 golü kalesinde gördü)Bana göre orta sahasında revizyona giderek Ayhan,Topal,Barış üçlüsü ile oynamak
daha sağlam bir takım yaratacaktır.Belki çok zayıf takımlara karşı içerdeki maçlarında 2 orta sahaya dönebilir.Bu 3 futbolcu sadece defansa
değil ofansa da katkı yapacaklardır.
F.Bahçe ise 1-0 ın üzerine yatma alışkanlığından vazgeçmeli ve artık kendilerine güvenerek maçı garantiye alacak skora taşımalıdır.
10 kişi kalan GS a karşı dahi geriye yaslanacak güvensizlikten kurtulmalıdır.Topuz artık bu 11 in demirbaşı olmalı,Özer süratle kadroya
monte edilmelidir.Kazım da bir süre daha santrforda denenmelidir.

Cuma ve C.tesi maçları Trabzon ve BJK açısından zorlu geçmiş,Ancak kazanmayı başarmışlardır.
Trabzon maçında H.Broos un yaptığı hareket özlediğim T.Direktör davranışıdır.Maçın 27.dakikasında 2 oyuncusuna kement atarak,içerdekilere
soğuk duş yaşatmış,maçı çevirmeyi becermiştir.Bu hareketi maçı çevirmek isteyen her teknik direktör denemelidir.Belki çıkardığın futbolcuları
küstürme riski vardır ve onların gönlü bir şekilde alınmalıdır.
BJK ise kötü oynadığı maçın 83.dakikasında E.Şehir defansının bilinçsizce ileri çıkması sonucu tek puana razı olacağı maçı 3 puanla tamamladı.
 
Hüseyin EFE

Yazarimiza yorum göndermek için  TIKLAYINIZ.

TURKCELL SUPER LIG 9. HAFTA DEGERLENDIRME.

Ligimizin 9.haftasına avantajlı giren F.Bahçe bu hafta hem namağlup ünvanını kaybetti,hemde rakiplerini kendisine 3 puan daha yaklaştırdı.

C.tesi maçında BJK,haftalardır oynadığı etkili futbolun aksine iyi değildi ancak,erken gelen 2 golle maçı kopartmayı bildi.K.Paşa oynadığı
ayağa futbolla özellikle 2.yarıda BJK ı zorladı ise de  tek golle yetindi.Maçta fazlaca öne çıkan bir futbolcu yoktu.K.Paşa nın fizikli santrforu
Andre Moritz i beğendim.Hakem in BJK aleyhine verdiği penaltı ve kırmızı kart ağırdı.BJK aldığı 3 puan yanında,3 önemli futbolcusunu kaybetti.
Ferrari,Ernst ve Sivok haftaya E.Şehir maçında cezalı duruma düştü.G.Saray ve BJK maçlarında izlediğim K.Paşa ligin dibinde olmasına rağmen
bence bulunduğu yeri hak etmiyor.


Haftalardır sıçrayan çekirge 9. maçta sıçrayamadı.Alex
ve Lugano dan yoksun çıktığı G.Antep maçında ilk yarı karşısında helva gibi bir rakip
olmasına rağmen nerede ise hiç bir pozisyon bulamadı.Sadece zor pozisyonda Semih,Guiza nın yapamayacağını yaparak kafasını konuşturdu.
İkinci yarı ise G.Antep oyunun kontrolünü eline geçirdi ve Daum maçı bir taraftar gibi seyretti.80.dakikadan sonra sanırım uyku sersemliği ile
olmayacak 2 değişiklik yaptı.Takımın iyilerinden Gökhan ve Vederson u oyundan alarak,olmayacak Bekir ve Santos u oyuna aldı.
Oysa çıkması gereken,Kazım,Carlos,Cristian oyunda iken girmesi gereken orta sahada top tutacak Selçuk,Özer ve Uğur kulübedeydi.
F.Bahçe orta sahasında ve takımda sadece EMRE iyi oynadı ve bir şeyler yapmaya çalıştı.Emre dışında vasatı yakalayan sadece Gökhan ve
Vederson du.
G.Antep te ise F.Bahçe nin hediye verdiği Olcan sahanın her dakika her yerinde müthiş bir mücadele verirken,Gollerde ve pozisyonlarda
yer alan Julio Cesar gerçek Brezilyalı yı gösteriyordu.Sonuç olarak,F.Bahçe önemli bir deplasmanı daha geride bıraktı ancak,Bükreş ve GS
maçları için ciddi ALARM verdi.


Son iki haftanın yaralı G.Saray ı,F.Bahçe nin mağlubiyet haberi ile Trabzon karşısında rüzgar gibi oyuna başladı ve durumu bir anda 2-0 a
taşıdı.Maç farka gidecek gibi görünürken Trabzon un ilk yarı sonunda ve ikinci yarı başındaki golleri maçın seyrini bir anda değiştirdi.
Serkan karşı karşıya yakaladığı pozisyonu gole çevirebilse maç terse bile dönebilirdi.Yine 2-2 iken Serkan a yapılan şiddetli darbe
bence penaltı idi.BJK maçında Ferdinand ın omzu 4 şiddetinde ise,buradaki omuz darbesi 8 likti.
G.Saray ve Keita ve Baros rüzgarı 5 dakika daha esti ve durum 4-2 oluverdi.Maçın sonlarında Trabzon un çabası ve golü sonucu
değiştirmeye yetmedi.Maçın genelinde Trabzon un temposu bu maç için yeterli değildi.G.Saray ise istediği zaman tempoyu özellikle Keita
ile yükseltebildi.Ancak,defansında yine önemli hatalar yaptılar.Maçın iyileri Keita,Baros ve Collman idi.
9.hafta gösterdi ki; daha bu köprünün altından çok sular akar..................
 
Hüseyin EFE

 

 

Yazarimiza yorum göndermek için  TIKLAYINIZ.

TURKCELL SUPER LIG 8. HAFTA DEGERLENDIRME.



Namağlup takımla girdiğimiz 8.haftada,G.saray,Eskişehir ve G.Birliği ünvanlarını kaybettiler.Sadece F.Bahçe hem 8/8 yapıp kendi rekorunu kırdı,hemde
namağlup ünvanını sürdürdü.
BJK,büyük seyirci tepkisi ile çıktığı maçta,37.saniyede öne geçecek pozisyonu buldu.2.dakikada 2-0 öne geçmesi işten bile değildi.Denizlispor ancak,
15.dakikadan sonra sahada olduğunu fark etti.Bu dakikadan sonra oyun dengelendi.Ancak,Denizli puan alacak kalitede değildi.Ne iz bırakan bir pozisyon,
nede bir futbolcu göremedik.Oysa BJK da başta Ernst olmak üzere Tabata,Yusuf,Üzülmez,Sivok,Ekrem cansıperane oynuyordu.
Ancak,güne damgasını vuran maçtan çok Trübündeki olaylardı.Bence,Bu olayların gerçek nedeni,BJK ın puan kayıplarından ziyade,Demirören in
"Eziklerin" elinden alamadığı Topuz olayı idi.Oysa,2 kupalı şampiyonun,kutlama yapacağına taraftarını bu tip bir polemik içine sokması doğru değildi.
Birde üzerine Deco beklentisi eklenince taraftar anormal bir hayal kırıklığı yaşadı.Yönetime olan güveni kayboldu.O gerilimide şimdi kusuyorlar.
Eğer Topuz, F.Bahçe de harikalar yaratsa bu tepkiler dahada büyüyecekti.

Pazar ın ilk maçında yılın flaş takımı ilan edilen GS ,Kazandığı maçların aksine A.Gücü maçına daha iyi başladı.İlk yarı 3 gol atabilecek pozisyonları vardı.
Baros,Uğur ve 2.yarıda Nonda %100 lük pozisyonları harcadılar.A.Gücü ise 70.dakikaya kadar sahada yoktu.68.dakikada devreye Ceyhun girdi ve attığı
paslarla 2 pozisyon yarattı.Bu pozisyonlar, GS defansına "risk alma","dikkat" sinyalleri idi.Ancak,bu sinyallere kulak asmayan takım,cümbür cemaat
ileri gidince kalesinde 3 gol görüverdi.İlk yarı, bu maçı A.Gücü kazanacak dense kimse inanmazdı.Şimdiye kadar GS ı göklere çıkaran basın,şimdi tef
çalmaya başlayacak.Oysa bugün GS,farklı galip geldiği BJK,Kayseri,Ankaraspor ve Panathinaikos maçlarından daha iyi idi.Şanssızlığı yakaladığı net
pozisyonları cömetçe harcaması ile Keita,Sabri ve stoperlerinin sakatlığı idi.Arda yine güzel oynadı.Ancak,bu kez "her şeyi ben yapmalıyım" diyerek
fazlasıyla bencildi.Maçtan sonraki röportajda "Rakibimiz bugün kazanırsa puan farkı 4,kaybederse 1 puan olarak devam eder" demesi ilginçti.
Oysa,fark 5 e çıkacaktı.GS için Erken teşhislerimden biride,Elano idi.Brezilya milli takımındada olsa Elano nun hiçbir zaman bir Lincoln,bir Arda,bir Emre
olmadığını tekrarlamak isterim.

Haftanın son maçında F.Bahçe,beklenenin aksine güçlü ve namağlup G.Birliği karşısında sezon başından bu yana en iyi futbolunu oynayarak zoru
kolaya çevirdi.Bu başarının baş mimarları tartışmasız Emre ve Alex ti.Emre,olağanüstü bir performansla kendi ceza yayı ile rakip ceza yayı
arasında pres yapan,top çalan,adam eksilten ve öldürücü paslar atan adamdı.Bu maçta 15-16 km koştuğunu tahmin ediyorum.(En çok koşan Aurelio
dahi maçı 12 km ile bitiriyordu).Alex ise her zamanki gibi işi bitiren,son noktayı koyan adamdı.
F.Bahçe maça her zamanki gibi defansını sağlam tutarak başladı.Öncelikle Bilica olmak üzere,Lugano ile G.birliğine hiç pozisyon vermediler.
Volkan ı maçın yıldızlarından yapan pozisyonlar ise ceza sahası dışından ustaca vuruşlarla kazanılan pozisyonlardı.
G.Birliği sadece 89.dakikada Sandro nun vuruşunda 1 kez ceza sahasına girebildi.Defans böylesine sağlam olduğunda Guiza ya rağmen F.Bahçe
elbette gol bulabilecekti.F.Bahçe nin kötüleri Santos ve Guiza idi.Christian dahi yeterli olmasada ,maça her zamankinden fazla dahil oldu.
56.dakikada orta sahayı geçti ve Guiza ya kanatta ileri bir pas verdi ve 80.dakikada kızakla bir top kazandı.Kesinlikle takımın en kötüsü değildi.
Ancak,sanırım 24.dakikada G.Birlği yarı sahasında kazanılan bir serbest atışta Alex topu ona bırakarak ileri gitti.Cristian dan ceza sahasına
nefis bir orta beklerken,geriye dönerek 25 m lik bir pas attı.Benim kafam buna takılıyor.Orta sahada Emre 100 üzerinden 100 oyuna katılırken,
bonservisi aynı değerdeki Cristian 30 oyuna katılmamalı.En az bir Apiah,bir Aurelio,bir Ernst kadar takımına katkı yapmalı.Bir asist yapsada
Santos un kredisi de bende tükenmek üzere.10 dakika oyunda kalan Özer ise birkaç kez topla buluşmasına rağmen ışık verdi.Fiziği ve tekniğini
bu takımda oynayabilecek kalitede buldum.
 
Hüseyin EFE

 

 

TURKCELL SUPER LIG 5. HAFTA DEGERLENDIRME.

Bu yıl Lig keyifsiz geçeceğe benziyor.Daha 5.hafta sonu GS ve FB resmen ligden koptular.Bu iki takımdan biri ipi şampiyon olarak göğüsleyecek.
Düşme hattında ise şimdiden K.Paşa ve Denizli aday gibi (Sivas bir şekilde toparlanacaktır). BJK ve Trabzon ise UEFA yı zorlayacaklar.
Gelelim bu haftanın maçlarına;


GS-BJK maçı beklenenin aksine çok yumuşak ve temposuz bir şekilde oynandı.Denizli sürpriz bir şekilde ilk 4 hafta 11 de oynamayan 7 futbolcu ile
sahaya çıkınca 4. dakikada değil 1. dakikada maçı kaybetti.Rüştü,Ekrem,Yusuf,Tabata,İsmail Köybaşı,İbrahim Kaş,Serdar Özkan bu sezon i
lk 11 oynamamış maç deneyimleri eksik futbolculardı.Buna birde santraforsuzluk eklenince GS için tadından yenmez bir başlangıç oldu.Oysa benim
kişisel düşüncem dinlenmiş,sakatları düzelmiş BJK ın ligden kopmamak adına GS ı zorlayacağı yönündeydi.
Denizli geçen yıl kendisine şampiyonluğu getiren kadrosuna ihanet edercesine sezon başından bu yana kadrosunu ve sistemini kuramadı.
Oysa,yapılması gereken şampiyon olan kadrosuna Ferrari ve kaleciHakan ı takviye etmek olmalıydı.
BJK ın kadrosu Hakan,Ekrem,Sivok,Ferdinand,İ.Üzülmez,Holosko,Ernst,Fink,Yusuf,Tello,Nobre den başkası olmaz.Bu takıma ilerde Nihat,Batuhan ve Tabata girebilir.
GS ise klasik oturmuş kadrosu ile oyuna başladı ve diğer maçlarda olduğu gibi bulduğu pozisyonların %110 unu değerlendirerek işi bitirdi.Rijkard akıllı
adam,fantezilerini önemli maçlarda yapmıyor.Daha kolay rakipleri bulduğunda rotasyona gidiyor.Brezilya patentli yıldızı Elano ya bile takımda
yer açmak gayretinde değil.Baros bu yılda gol kralı adayım.Müthiş bir golcü.Yakaladığı zaman affetmiyor.Arda ilk kez yorgun ve durgundu.
Leo Franco çok tecrübeli ve ceza sahasına çok hakim.Adeta bir stoper gibi rakibin attığı ara paslarına müdahale ediyor.Serdar ın ayağından aldığı
topta çizgi üzerindemi,dışındamı çözemedim.Topa koluyla bir anda dokundu ve anında toparlanarak bıraktı.
Maçta Rüştü nün ikramı 2 gol olmasa,Serdar Özkan girdiği pozisyonları değerlendirse dahi GS bu maçı alabilirdi.Ancak GS ı,gerek basının gerekse,
taraftarlarının şişirdiği nitelikte görmüyorum.Hala yeterince pozisyon bulamıyorlar,sadece buldukları pozisyonları gole çevirme becerileri/şansları
çok yüksek.İlk 2 gol pozisyondan ziyade Rüştü hatasıydı.Sadece 3. gol hazırlanış olarak güzeldi,birde Kewell kafa ile bir pozisyonu kaçırdı.
Elinde Arda,Baros,Kewell ve Keita olan bir takım daha çok pozisyon üretmeli.


Yılın 5 te 5 yapan ikinci takımı FB ise Bursa gibi çok zor bir deplasmandan 3 puan çıkarmayı bildi.Bu 3 puan teknik beceriden çok mücadelenin
sonucuydu.Gerçektende son derece sert geçen maçta FB li futbolcular Bursa ile göğüs göğüse muharebe ettiler.
Futbolcular üzerindeki gerginlik ve stres sanırım bunun sonucuydu.Bir dönem GS lı futbolcuların hakem üzerindeki baskıları,şimdilerde FB li
futbolcularda gözleniyor.Başta Emre olmak üzere Lugano,Alex,Gökhan,Kazım bazan aşırı davranışlar içine giriyorlar.Mutlaka uyarılmaları gerek.
Sevindirici taraf,Lösev e önemli katkı sağlayacaklar.(Gereksiz sarı kart, yönetim tarafından cezalandırılıyor ve bu paralar Lösev e aktarılıyor)
Maçın Teknik yanına gelince,Emre nin eksikliği kuvvetle hissedildi.Orta sahada top yapacak yaratıcı  oyuncu eksik.Cristian ı tekrarlamak istemiyorum.
Malumun ilanı.Topuz henüz hazır değil.Dikkatle izledim bir ara eli belinde dolaşıyordu.Bir kez soldan kendi topuna depar atarak eski günlerini
örnekledi.Belkide bu maçta yerini yadırgadı.Kazım müthiş bir bencillik içinde. Dönerek vurduğu kalecinin üzerine giden topu Alex e,son dakikada
sağ çaprazdan vurduğu gereksiz şutu Deivid e çıkarsa maç daha önce kopacaktı.Guiza da eski tas,eski hamam.Olumlu taraf Lugano-Bilica
ikilisi oturmuş durumda.Ancak,FB de ideal kadrosunu bulamadı.Daum un Kadro istikrarı devam etsede bu kadro en iyi futbolculardan oluşan
kadro değildir.İyi bir Topuz ve Özer bu takımda mutlaka olmalıdır.
Bursa ise taş gibi bir takım ve yeni 2 yabancısı kaliteli oyuncular(Ergiç ve Batalla)Defansları çok sağlam A.Tandoğan,Ömer ve Zapo tecrübeli.
Pırpır Sercan ise benim paramla 2 mio € etmez.Nedense Aziz bey in kısa boylu,kafa vuramayan,şut atamayan sadece topa ayak koyarak
beleş goller atabilen santrforlara karşı bir zaafı var(Kezman,Guiza gibi).
 
Selamlar

Hüseyin EFE

 

 

TURKCELL SUPER LIG 4. HAFTA DEGERLENDIRME.

Şampiyonluk adayı takımlarımızın giderek farklılaşmaya başladığı bir 4.hafta geçirdik.Lige şampiyonluk parolası ile
başlayan 4 büyüklerden BJK ve Trabzon ilk haftalarda kaybettikleri puanlarla yarıştan kopma noktasına geldiler.
Bunu söylemek için çok erken olsada,Bu yıl başta GS olmak üzere FB kolay puan kaybetmeyeceğe benziyor.
Önümüzdeki derby i GS kazanırsa ,BJK hem moral,hemde puan olarak bir hayli geride kalacak.
Geçen yıl takımlar Anadolu takımları karşısında öylesine hovardaca davrandılarki BJK ilk yarı 6 puan geride olmasına
rağmen ipi göğüsleyebildi.Ama bu yıl beraberlikle kaybedilecek 2 puan bile çok kıymetli olacak.
BJK bu hafta taraftarı karşısında Tabata danda yoksun G.Antep karşısında çok istekli,çok koşan bir görüntüde
olmasına rağmen maalesef yine pozisyon fakiri idi.BJK ın motoru çok sağlam ve güçlü olmasına rağmen,direksiyonu
olmayan araçlar gibi takım kaleye yönlenemiyor.Pozisyon yaratacak futbolcuları Tello ve Nihat bunu her zaman
yapamıyor.Sakatlıkları süren Yusuf,Delgado,Toraman ve Ekrem önemli futbolcular.Geçen yıl GS ın yaşadığı önemli
sakatlıkları bu yıl BJK yaşıyor.8 mio € verilerek transfer edilen Tabata belki ilaç olabilir.Milli tatilden sonraki derby de
BJK kaybederse iddia ediyorum ligden kopacak 9 puan farkı kapatamayacaktır.GS ve FB garnitür takımlar olarak
görünsede UEFA da  6 ve 4 maç sıkıştırmışlar,en azından seyahatler dahi futbolcularda yorgunluk oluşmasına
yetmiştir.Buna karşın BJK hazırlık kampından bu yana sadece Ankara deplasmanına çıkmıştır.Bu bile BJK için
kullanılması gereken bir avantajdı.Şampiyonlar ligi başladığında haller nice olacaktır.
FB ye gelince,3 günde 1 yapılan maç trafiği futbolcuları bir hayli yormuş,bir başka deyişle bıktırmıştır.Alex,Deivid,Topuz,
Özer,Deniz,Carlos,Gökhan  gibi önemli oyuncuların adale sakatlıkları Daum un istediği gibi rotasyon yapmasınada engel
olunca bazı futbolcular dinlenme olanağı bulamamışlardır.Sion maçında ilk kornerin 60.dakikada kullanılması Manisa
maçı için erken gelen bir işaretti.Daum, birde takımın en önemli parçası sakat Gökhan ın yerine Bekir i deneyince,
orta sahada Santos kendisinden bekleneni veremeyince,Cristian beklenen hataları yapınca ilk yarının 10 dakikası hariç
FB yokları oynadı.Alex i, maçı kurtarmasına rağmen son 10 dakikaya kadar göremedik.
Orta sahada bütün yük Emre ye binmiş,o da pozisyonların çoğunda faullere maruz kalarak giderek sinirleniyordu.
Nitekim 70.dakikada takımı 10 kişi bırakarak,rahatladı.Bu durum FB yi,Manisa maçından çok önündeki 2-3 maç için
üzecektir.Zira takımın orta sahada oyun kurgulayan tek oyuncusu Emre dir.Alex ise daha ilerde gol ve asistlerin
adamı olacaktır.FB nin tez elden yapması gereken Topuz ve Özer i hazırlamak olmalıdır.
GS da aynı FB gibi, sikletinde olmayan Talin  ve Ankaraspor karşısında zorlandı.Rijkaard ın yaptığı rotasyonlara
rağmen yorgunluk onlardada görüldü.Zira Arda,Baros gibi önemli adamlar bu rotasyonlarda hiç yer almadı.Arda
Talin maçında bile kurtarıcı olarak oyuna sürüldü.Ankaraspor maçının ilk yarısında beklenen,hızlı,pres yapan bir GS 
yoktu.Oysa GS ın karşısında A.Gücü ne devredilmiş bir takımın transfer olmuş ve olacak futbolcuları mücadele etmeye
çalışıyordu.Ediz ve Mehmet Çakır çoktan sarı lacivertli olmuştu. Buna rağmen ilk yarı cılızda olsa birkaç pozisyon
bulabildiler.Tita ve Hürriyet yorulunca 60.dakikadan sonra Ankara "Dama" dedi ve ortalarda görülmedi.Belkide
bunun gerçek nedeni GS ın artık işi daha ciddiye alarak presi arttırması idi.GS bu maçta belkide farklı kazandıkları
maçlardan daha fazla pozisyon buldu.Ama bu kez diğer maçlardaki kadar şanslı değildi.
Daha önce yazdığım gibi Elano GS taraftarının bağrına basacağı,formalarını kapışacağı bir yıldız değil.GS lı Arda nın
kıymetini bilmeli Elano Melano için bu yıldızını 2. plana itmemelidir.Baros,Kewel bile Elano dan daha iyi futbolcudur.
İlk yarıdaki durgunluğun nedenlerinden biride Elano idi.Arda ve takım arkadaşları ondan çok şey bekliyor topu
sürekli ona vererek bir şeyler umuyorlardı.Ama Elano öyle yaratıcı bir futbolcu değil.Basit oynayan bir görev adamı.
Zaman zaman duran toplardan gol atacak,birkaç iyi hareket yapacaktır.Bozuk saat bile günde 2 kez doğruyu gösterir.
Önümüzdeki hafta Milli maçlarda takımımıza başarılar diliyorum

Selamlar

Hüseyin EFE

TURKCELL SUPER LIG 3. HAFTA DEGERLENDIRME.

 

Hafta içi Avrupa ligine aday takımlarımızdan ikisi daha ilk maçta devre dışı kalırken,diğer ikisi gruplara kalmayı garantiledi.Kuralar çekildiğinde
zaten bunun olacağı herkesin malumu idi.


Cumartesi oyununda Başkentte ise BJK ,mücadeleci,basan oyununa rağmen yaratıcı oyuncu yoksunluğu nedeni
ile pozisyon bulmakta zorlanıyordu.
Buna karşın Gençlerbirliği Burhan ve Tozo  ile kontratak pozisyonları gole çeviremedi.Doğrusu bu maçta her iki takımın kalecisinide göremedik.
BJK,her şeyini Tello nun yaratıcı ayaklarına endekslemiş ,zira Yusuf ve Delgado dan yoksun takımda hazırlayıcı olmayınca görev adamları
maalesef iş bitiremiyor.Defansta özellikle Ferrari iyi oynuyor,Ortada Fink,Ernst kadar verimli değil,Antalya maçının kurtarıcıları Holosko ve Uğur
bu maçın kurtarıcısı olamıyor,Denizli,çaresizlikten maçı çevirmek üzere 2 bekini değiştiriyordu.Tek top taşıyabilecek oyuncusu Serdar aklına bile
gelmiyordu.Geçen yılın şampiyonu sakatları nedeni ilede daha oturmamış bir görünümde.Bu takım zor gol yer,ama zorda atar.
Gençlerbirliği ise diri bir takım.Kahe ilerde BJK defansını hırpalıyor,defansı sağlam ve hatasız oynuyordu.Burhan ve Pekdemek teknik oyuncular
olmalarına rağmen üretkenlikte zayıf kaldılar.


Pazar maçında GS,her zamanki Kayseri klasiğini uyguluyordu.Kayseri,İstanbul a kapanmaya değil,puan almaya gelmiş,Daha 1.dakikada
Cangele ile pozisyon bulmuştu.Ama GS,defansını da ileriye çıkararak orta sahada pres koyuyor,Kayseri defansını hataya zorluyordu.
Ancak,Bu prese,nefis top çevirmelerine rağmen pozisyon bulmakta zorlanıyordu.Nitekim 4-1 lik farklı skora rağmen ,goller dışında pozisyon
bulamıyordu.Kayseri orta sahada ve ilerde kötü olmasına rağmen GS kadar şut,korner atıyor,daha çok topla oynuyordu.Maç %46 Kayseri,
%54 GS sahasında oynanıyordu.Ama top herhalde daha iyi oynayanı seviyordu.İlk gol duran toptan
kaleciye faulle karışık atılıyor,2.gol Makukula
kendi kalesine atıyor,3.golü Elano yoktan varediyordu.Sadece 4.gol hazırlanışı bakımından "ben golüm" diyordu.
GS da Arda yine olağanüstü koşuyor,bir ilerde bir geride,sağda ve solda hatasız oynuyordu.Sarp ve Sabri bütün gedikleri kapatıyor.Baros tek başına
Kayseri defansını yıpratıyordu.Bu pozisyonlardan biride penaltı kokuyordu.
Rijkaard akıllı bir teknik adam.Orta sahada 2 ön liberosunu hiçbir zaman eksiltmeyecek.Yani,Arda,Baros,Kewel,Elano ve Keita bu takımda hiçbir
zaman birlikte oynayamayacak.Hatta bunlardan dördünü bile sahada aynı anda göremeyeceğiz.
Kayseri ise tüm iyi niyeti ile oyunu çirkinleştirmiyor,deplasmanda oynamasına rağmen açık oynuyordu.Ancak,ayakların kalitesi bunu uygulamaya
yetmiyordu.Ali Turan ve Saidou diğerlerinden farklı görülüyordu.Her iki kaleye gol atan Makukula ise dozer gücü ve ağırlığında izlenim yaratıyordu.

Haftanın son maçında ise FB,Diyarbakır cehenneminden çıkmayı başardı.Maç seyircinin ve Diyarbakırlı futbolcuların agresive girişleri FB nin burada
puan bırakacağı izlenimi yaratıyordu.Özellikle yeni Brezilyalılar recm benzeri taş yağmuruna şaşırıyor,eskilerde sahada sertlikle boğuşuyorlardı.
Nitekim bu karambolde Diyarbakır bir gol buldu ve ikinci golüde ilahlar,Gökhan ve Volkan kurtardı.İlerdeki yeni siyahi futbolcular ve ligin tecrübeli
ayakları ilk yarıda FB sahasında cirit atıyordu.Ancak,FB de bir Gökhan vardı ki,tek başına direniyordu.(Arda için ne söylüyorsam,Gökhan içinde
aynı şeyleri söylemek istiyorum)FB nin attığı gol hazırlanış bakımından mükemmeldi ve bu gol Diyarbakır ın futbolunu noktalıyordu.
İkinci yarıda ise Gökhan a ayak uyduran futbolcu sayısı artıyor,müthiş verkaçlarla gol aranıyordu.Akabinde de 2 gol ve direkte patlayan nefis
şutlar geliyordu.Daum,farkın büyümesine izin vermiyor,Semih,Emre ve Carlos u dinlendirmeyi tercih ediyordu.
Bir parantez de Diyarbakır seyircisine ve hakem Suat Aslanboğa ya açmak istiyorum.Türkiye de siyasetin bu denli gergin olduğu bir dönemde
seyirci taşkınlık yapıyor, hakem bunu engelleyecek anonsu yapmak için 52 dakika bekliyordu.Maçın sahadada elektriklenmesine neden olan futbolculara
dur diyecek hakemde 4.hakem olarak kenarda bekliyordu.
Ancak,Diyarbakır ın bu futbol kültürü bu yıl sahasını birçok kez kapatacak ve takımın küme düşmesine neden olacaktır.

Selamlar 
Hüseyin EFE


TURKCELL SUPER LIG 2. HAFTA DEGERLENDIRME.  

İkinci hafta sonunda seyrettiğimiz maçlarda ligin bu yıl daha çetin geçeceği görülüyor.
Geçtiğimiz hafta övgülerimizle taçlandırdığımız Trabzon haftaya puan kaybıyla başladı.Diyarbakır tamamı süper lig tecrübesine sahip
futbolcuları ile öylesine alan daralttı ki  ne Alanzinho,nede Colman bu takımın kilidini çözemediler.Belki Yattara olsa bu dar alanda takımını
rahatlatabilirdi.Trabzon a en büyük eleştirim,Umut u ceza alanında çok yanlız bırakmaları ve hücumda çoğalamamaları.Golü de ,diğer pozisyonlarıda
duran toplardan buldular.D.Bakır ise birkaç gün içinde topladıkları takım ile gerçekten iyi bir mücadele sergiledi ve siyahi futbolcuları ile kontratağa
kalkarak goller ve pozisyonlar buldular.Defansta Tolga,orta sahada Şener ve Ayman,ilerde de Tazemeta en başarılı futbolcuları olarak görüldü.
Aynı mücadeleyi  sergilerlerse haftaya F.Bahçe nin başına iş açabilirler.Herşeye rağmen,Trabzon un bu ligde iddiasını sürdüreceğini,Yattara,
Gökhan,Garbiç,Selçuk ve Song unda takıma girmesi ile ilk dördün takımı olacağını söylemek abartılı olmaz.Ancak,Trabzon geçen yılki çift santrforlu
düzenine süratle dönmelidir.


Cumartesi nin ikinci maçı G.Saray ile geçen haftanın FB yaralısı Denizli arasındaydı.Rijkard efendi öylesine bir sürpriz kadro ile çıktı ki,ligin en kötüsü
olarak görülen Denizli karşısında penaltı imdada yetişmese,2. yarı saç baş yoldurabilirdi.Bu tip kumarı evvelki yıl Zico,Bursa karşısında oynamış,
kaybettiği 3 puan şampiyonluğa mal olmuştu.Tez elden uyarılmalı ,bu hatayı Bursa,Eskişehir vs.karşısında yaptığında cezalandırılabileceği hatırlatılmalıdır.
G.Saray aldığı 4 gollü galibiyete rağmen çok iyi değildi.90.dakikada Baros un pozisyonu dışında nerede ise pozisyonu bulunmayan G.Saray,gollerini
2 penaltı,1 kendi kalesine ve Arda ya vurdurulan kafa ile bulabildi.Zaten G.Saray ın toparlandığı dakikalar Hakan ve Ayhan ın oyuna girmesinden
sonraydı.Ama bu takımın Arda sı var ve gerçekten yetenekleri ile takımını rahatlatabiliyor.Keita da Türkiye liglerinin yıllardır unuttuğu kanat oyuncusu
olarak görüldü.Süratli,adam eksilten kaliteli bir forvet.Ancak G.Saray ın en büyük handikapı,takıma Elano nun girmesi olacak.M.City de seyrettiğimiz
kadarı ile Alex ten daha az mücadele eden bu futbolcu orta sahanın direncini azaltacak.Keita,Arda,Baros,Elano gibi defansif yönü zayıf 4 futbolcu
G.Saray ın bu maçtaki iyileri Arda,Keita,Kewel idi.Bana göre son maçların formda oyuncusu Nonda ya bu rotasyon içinde haksızlık yapılmıştı.

Pazar maçında F.Bahçe,bu yılın sürpriz takımı???? Sivas karşısındaydı.Sivas görülmemiş bir kadro ve mantık ile sahaya çıkmıştı.Orta sahada
top becerisi olan Musa,Erman dan yoksun, Ersen ve Kamanan dışında 8 defansif oyuncu ile sahaya çıkmış ve orta sahayı geçmeyi düşünmeyen
bir havadaydı.Böyle bir rakibe karşı daha 8.dakikada Alex ide kaybeden F.Bahçe, geçen yıldan görüntüler sunmaya başladı.Al gülüm ver gülümle
geçen bir ilk yarı bu maçın zor geçeceğini düşündürüyordu.Ancak,F.Bahçe 2.yarıya öylesine başladıki,70.dakikada ofsayt gol gelmesede,her an
gol atabileceği sinyalleri veriyordu.Direklerden dönen toplar,Deivid e yapılan penaltı pozisyonu kaçan fırsatlardı.Emre 2 kişilik oynuyor,maça hiç
katkısı olmayan Cristian ın yerinede forvete katkı sağlıyordu.Cristian 5.maçında sadece bu maçta 2 kez top kesti ve sağa sola geriye tek paslarla
oynayarak Maldonado yu hatırlatmaya devam etti.Cristian kesinlikle hata yapmaz,çünkü yapamaz.Aldığı 10 toptan 5 ini pas aldığı adama iade ediyor,
diğer 5 inide yana yada geride boş adama çıkarıyor.(0) riskle oynayan,Gökhan ın,Bilica nın ilerde gol kovaladığı bir maçta hiç hücumu veya
kaliteli pası düşünmeyen 700 bin € dan fazla etmeyecek bir adam.Lugano takıma girdiğinde kesilmesi gereken futbolcu Cristian, ancak,hocalar 7 mio € ya

kendilerinin getirdiği futbolcuyu kolay kolay kesemezler.Diğer yeni transfer Santos ise bu yıl F.Bahçelilere güzel anlar yaşatacak.Çok ince,çok zarif
bir futbolcu. Koch bu çocuğu biraz güçlendirirse tadından yenmez.Attığı gol jeneriklik,şapka çıkarılacak cinstendi.Tuncay alınır ve solda oynarsa
Cristian ın yerinde oynayacak nefis bir alternatif olur.
F.Bahçenin bu maçtaki iyileri Emre,Gökhan,Bilica ve Volkan dı.
 

Haftanın son maçına çıkan BJK ise,seyircisiz maçın keyifsizliği ile oyuna başladı.Antalyaspor,fizik gücü ile öne çıkan BJK a
karşı ilk yarı inanılmaz bir direnç gösterdi.Belki seyircisizliğin sesi bizlere ulaşıyor,kemik sesleri duyuluyordu.
1 hafta sonra gönderileceği dillenen Bobo nun aklı Fransa da,Nobre nin ise her zamanki mücadelesi sahada iken Denizli
90 dak.Bobo ya tahammül ediyordu.Üzülmez solda boğuşuyor,Ferrari ise zamanlaması ile iyi futbolcu olduğunun
sinyallerini veriyordu.Bu mücadeleye rağmen ilk yarının tek pozisyonunda Nobre nin nefis kafası,Çatkıç ın kafasından dönüyordu.

Orta sahada Ernst çalışkan,Sağda ise Erhan hiçte söylenenler gibi kötü bir görüntü vermiyordu.
60 dakika bu şekilde bir mücadele içinde geçerken,Antalya nın fizik direnci kırılıyor,BJK ağırlığını koymaya başlıyordu ki,
Denizli Holosko ve Uğur u oyuna sürerek müdahale etti.Birkaç dakika geçmeden Uğur un ortası,Holosko nun vuruşu
ile sonuçlanıyordu.Ardından Tello nun nefis frikiği ile maç sona erdi.
Bu maçta BJK tüm hatları ile mücadele eden bir görüntü verdi.Fizik kalitesi gerçekten iyi görünen BJK ın tek eksiği
gol yollarında gerekli , yaratıcı varyasyonları yapamamasıydı.Antalya da ise ilk yarıdaki mücadeleci kişiliği ikinci
yarının ortalarında göremedik.Ali Zeytuni yine iyi,Balili ise eski formundan uzaktı.Geçen yılın yıldızı "Koca Baldır" ı
ise gözlerimiz aradı.BJK ta başta Tello olmak üzere tüm futbolcular diri gözüktü.Sadece Bobo belkide yerinde oynama-
manın verdiği bir yabancılık içindeydi.


 
selamlar
Hüseyin EFE

TURKCELL SUPER LIG ILK HAFTA DEGERLENDIRME.  

 

2009-2010 Sezonu başladı,hepimize hayırlı olsun.


İBB-BJK maçı ile başlayan hafta da,En hazır olması gereken geçen yılın şampiyonu,bu yıla kafası en karışık takım olarak başladı.
BJK,sakatlarının çokluğu nedeni ile mevcut oturmuş takımını bozuyor,olmayacak bir şekilde Yusuf ve Bobo gibi futbolcularını
kanatlarda oynatıyordu.(Delgado,Ekrem,Serdar sakat)BJK ta ortada top dağıtacak bir oyun kurucu eksiği göze çarpıyor,ancak,Denizli
Yusuf u burada oynatmamakta ısrar ediyordu.BJK ın geniş kadrosuna rağmen orta sahaya bir oyun kurucu ihtiyacı açık seçik görülüyor.
Çünkü Delgado uzun süre sakat kalacak,Yusuf ise sık sakatlanan kırılgan bir futbolcu.
İBB ise tüm sakatlarına rağmen,her yıl olduğu gibi mücadele gücü ile özellikle büyüklerin başına iş açacak gibi görünüyor.Sadece bir yıldızı
var ve o yıldız BJK ın 2 puanını yaptığı şık hareketlerle aldı götürdü.İbrahim Akın kendisinden son anda vazgeçen Aziz Yıldırım a mesaj verir
gibiydi.


C.tesi maçı Sivas-Trabzon maçıydı ve haftanın en hazır takımı olarak Trabzon un güzel futboluna şapka çıkarttık.Orta sahada Colman ve Selçuk
kanatlarda Alanzinho,Engin defansta Egemen ve Song a,orta sahada emniyet sübabı Tjikuzu da eklenince Trabzon ciddi bir şampiyonluk adayı
olarak karşımıza çıktı.Daha bu takıma iyi bir Yattara,yeni transfer Garbiç ve G.Ünal ında ekleneceği düşünülürse,C.Gülselam danda daha
fazla yararlanılırsa sezonun en olgun ve oturmuş takımını izleyeceğiz.
Sivas ında BJK gibi kafası fazlası ile karışık.M.Yıldız ve Sezer yok ama bu takım ın geçen yılki mücadele gücü de kaybolmuş.Süratle takviyeye
ihtiyacı var ve bildiğim kadarı ile yapacaklar.


G.Antep-G.Saray maçında ise,GS bildiğimiz takım hüviyetindeydi.Yine Arda nın üstün meziyetleri ile kazanmasını bildiler.Arda 2 asist ve 1 golle
işi bitirdi.Golle sonuçlanmayan 2 güzel vuruşta Arda dan geldi.Henüz bu takıma Rijkaard ın bir katkısını göremedik.Ne çok güvendiği Aydın,nede
yeni transferi Keita kendilerini gösteremediler.Takımın diğer iyileri orta sahda arı gibi çalışan Ayhan ve M.Sarp idi.Defans a ve kaleciye fazla
iş düşmedi.
G.Antep ise iyi kadrosuna rağmen hiç hazır değildi.Stoperleri hata yapmakta birbirleri ile yarıştılar.Olcan ın sol bekte oynaması şaşırtıcıydı.
Keita nın Olcan ı koridor yapmasını beklerdim, ama bunu yapacak gücü yoktu.G.Antep in tek dikkat çekici oyuncusu orta sahada oynayan
ve golünü atan julio idi.Tabata,Zurita,Yozgatlı,M.Ceylan ise formsuz gözüktü.


150 dakika süren son maç Denizli-F.Bahçe maçında,Maça 1-0 galip başlayan F.Bahçe nin rahat bir galibiyet alması beklenirken,taraftarlarını
yine 87.dakikaya kadar fıtık etti.Maçı erken bitirecek,farka götürecek pozisyonlar vardı ama bunları gole çevirecek beceri maalesef yoktu.
Özellikle elektrik kesintisinden sonra Denizli,FB nin üzerine cümbür cemaat gelince,defansı bir çok kez 3 e 2 ,4 e 3 yakaladılar ama son paslar
başarılı olamadı. FB yi bu maçta ayakta tutan Alex,Emre,Guiza ve Önder di.Gökhan yine görevini yapanlar arasındaydı.
Denizli ise bu hafta izlediğim takımların en kötüsüydü,göze batan tek bir futbolcu yok ve Tanıdığım tek adam emektar M.Hacıoğlu idi.
Tek oynamaya çalışan Bangouro.Bu hafta GS maçında Denizli nin alması gereken tedbirler ortaya çıkacaktır.

İlk hafta yı özetlersek,Büyüklerin yaptıkları transferler fazla göze çarpmadı.Sadece Trabzon da Tjikuzu çok önemli bir boşluğu dolduruyor.
Bir de Anadolu güç kaybetmiş gibi göründü.Bu sezon büyükler karşısında sürprizler fazla olmayacak.Bu yıl Anadolu da Ankaraspor,Bursa ve
E.Şehir başarılı olcak gibi görünüyor.

Selamlar.

Hüseyin EFE